24 Eylül 2012 Pazartesi

Vakit diyet vaktidir a dostlar..

Diyet yapmaya karar verdim ama ne diyeti??? İnternet diyeti yapmaya karar verdim. Neden mi. Baktım artık bu internete girme olayını abarttım kendimi kontrolden çıkmış hissetmeye başladım ve kendime DUR dedim. Kızım ne bu abartılı internet sevgisi, kalk bi iki ders çalış test çöz yoksa 1 yıl yetmez 1 yıl daha mı çalışmak istiyosun bi kendine gel dedim ( vay anasını ne konuşmuşum ya ). Neyse efendim olay bu yani. kontrolsüz bi şekilde internette vakit geçiriyorum ve iyi değil yani bence. Hiç bir ebeveyn baskısı yoktur zira aramızda kalsınannem benden fazla kayboluyor. Zaten annemde inanmıyo bu diyete. hoşçakalın mutlu kalın.


Hayat yaşamaya değer :) 

23 Eylül 2012 Pazar

Alabalık, Yeşim Salkım ve Parfüm

Eeevvveeett bu kadar alakasız bi başlık daha olabilir miydi bilmiyorum. Bunların hepsi rüyam da geçen olaylar.  Alabalıktan başlayalım: Annemle deniz kenarındayız deniz de en az 1 metre boyunda alabalık bir süürüüüüü, aa diyorum anne şunlara bak bizim evdekine hiç benzemiyo ( evde ki japon balığını alabalığa benzetiyorum da ). Neyse bu rüya bitti gelelim Yeşim salkıma. Ay anlatırken gülesim geliyo :) Neyse efendim bu hanımın dünya kadar borcu varmış hemen ödemesi gerekiyomuş ( kadının derdi beni gerdi ) bi fabrikada çalışıyomuş borcunun yarısını ödemiş geri kalanını da konser parasıyla ödeyecekmiş konsere de 9.90 TLye aldığı tupturuncu bi elbiseyle çıkıcakmış. arkadan magazinvari sesler çok komikti hala gözümün önünde. Parfümlü olanı unuttum. Şimdi siz bana tüm bunlardan bizene diyosanız çok haklısınız neden anlattım bende bilmiyorum ama sonuçta burası benim mekanım arkadaşım içimi döküyorum burda. Neyse iyi uykular.

Ayy bide şurda olsam şimdi, burda uyusam ahh ahh..


21 Eylül 2012 Cuma

Bugün n'aptım?

Bugün çok tatlı şeyler yaptım :) Öğlen 1de girdiğim mutfaktan 5te çıktım. Ama araya odamın temizliğini de yaptım kekim pişerken. Imm galiba yaptığım şeyin süprüzü kaçtı :) neyse efendeim gel gelelim yaptığım tatlı şeye:


Imm tarifi de bu: 


 Akşam sakin sakin odamda elbisemi sökerken kapı çaldı. Gelen karşı komşunun 3'e giden büyümüşte küçülmüş kızı. ben hiç oralı olmadım kız direk salona annemin yanına gitti:
-Kız: kız anam hoşgeldiğiniz nerelerdesiniz siz kız.
-Annem (şaşkındır heralde) : sende hoşgeldin burdayız.
-Kız: yoktunuz kız burda bla bla....

Ben oda da kıs kıs gülerken hooop benim yanımda.
Ben: aaa hoşgeldin ( ne kadar sevindim!)
Kız: asıl sana hoşgeldin demek lazım, nediyin sen onunla bla bla....
1 saat sonra babam geldi:
Babam: ooo hoşgeldinn kız 
Kız: anam sen ne gadar değişmişsin ha bide bu polis kıyafetini giymişsin
Babam: hahahah 
Kız hoop babama sarıldı öptü (ben burda kıskandım evet efendim 18 yaşındaki ben 9 yaşında bir veledi kskandı)

bize 7de gelen kız 10da gitti annesi çağırdığı için o da. Neyse efendim bu yazının ana fikri şimdi ki kuşak çok bilmiş efendim çookkk. 
 Hörmetleerrrr.....

20 Eylül 2012 Perşembe

Bu kitap bitince belki bende empati kurabilirim; aslında kuruyorum ya.

Biraz acayip bi' kitap ama güzel. Adam Fawer'ın olasılıksızını okuyup beğendiğim için bu kitabını da merak edip okumaya başladım.
İşte bu da tanıtım yazısı:

Yaşamınızın kontrolü sizde değil! Öyle olduğunu düşünebilirsiniz, ama yanılıyorsunuz. Elbette ki kendi kararlarınızı kendiniz vermekte özgürsünüz. Bu kitabı kapatabilirsiniz. O sandalyede oturmaya devam edebilirsiniz. Ya da gözlerinizi oymak gibi çılgınca bir şey yapabilirsiniz. Ne isterseniz yapabilirsiniz. Ama sorun şurada: Ne isteyeceğinizi kontrol edemezsiniz. Her davranışınızı önceden belirleyen arzularınız ruhunuzun okadar derinlerine işlemiştir ki, onlara dikkat bile etmezsiniz. Ve bu da sizi mükemmel bir köle yapar. Bu nedenle, hayatınızı yaşamaya devam edin. Ne isterseniz yapın. Sadece 'isteklerinizin' tümüyle sizin kontrolünüzde olmadığı gerçeği üzerine kafanızı çok fazla yormamaya çalışın. EDEBİYAT, BİLİM VE FELSEFE RUHUNUZA AKACAK, OKUDUKÇA BAĞLANACAK, BAĞLANDIKÇA OKUYACAKSINIZ..

*

Hoşçakalııınnn :)

SIKICI BİR GÜNDEN DAHA MERHABALAR...


Kucağımda bilgisayarım, televizyon da işler güçler Allahtan gülüyorum öyle yani. Çok sıkılıyorum çok. Allahımm ne yazsam onu da bilemiyorum yazmak da istiyorum ne zor hallerdeyim ya. Ayy bide çok fena hasretlik çekiyorum sayın seyirciler. Sabahtan beri nette bi oraya bi buraya sürükleniyorum DIY blogları senin alışveriş siteleri beni moda blogları da benim dolanıp duruyorum. Ama çok güzel şeyler gördüm denemeye çalışıcam. 

                                     Mesela bu

Bide bu
Kaynak şurda şekerciklerim


Hoşçakalıııınnnnn :)



19 Eylül 2012 Çarşamba

NOLCEK BÖYLE?

Bazen böyle için daralır, hani hiç bişey yapmak istemez canın öylece oturmak istersin. Belki sessiz sedasız sadece dalga sesleri olan bir yerde belki de gün batarken bir dağın tepesinde... Kimse sana dokunmasın iş buyurmasın istersin ama olmaz tabi bunlar sadece hayalden ibarettir. İşte böyle şekercikler dertlendim yine. Neden? Bilmiyorum :D Oluyo arada böyle. Dersaneye gitsem mi gitmesem mi sıkıntıları bastı. Gitsem ayrı gitmem çok daha ayrı. Gitsem sabah erken kalkma derdi, bugün gitmiyim noluur yalvarmaları, sonra bide parasal sıkıntıları da var ( gerçi ben bunu ne zaman desem annem beni dövecek oluyo ). Gitmesem evde ben tek başıma çalışamam ki. Offf off. Hadi bakalım hayırlısı.. Ben vakit varken biraz daha huzurlu yerlerde oturma hayalleri kurayım. :)

Yada alışverişte hayal edeyim bide limitsiz para harcama hakkım olsun ne de olsa hayal demi ama :)

 

Bide alışveriş yaptığım yerde hep bundan çalsalar aslında farketmez yalın olsa yeter :)

17 Eylül 2012 Pazartesi

Bu tatil de bitti


Eeevveetttt tatil bittii. Nasıl geçti diye soracak olursanız cevabım iyi diyelim iyi olsun olur. Öyle deniz, kum, güneş üçlemesi falan olmadı çünkü deniz buz gibiydi. Hayır kutuplara falan gimedim. Neyse benim tatilim dağ bayır çayır çimen köyle geçti. Haa bide kocaman kahkalar vardı :)


Sesimi duyan var mııı??